Güncel

spor-sakatliklari
Durağan ve hareketsiz bir hayat tarzının neden olduğu sağlık sorunlarına karşı önlemler almak adına spor yapmak gerekir. Ancak egzersiz yaparken de kimi sakatlıkları yaşamamak için seçilen spor dalının yaşınıza ve kas gücünüze uygun olması önemlidir. Üzerinde fitness ve aktivite gerçekleştirilen zeminin bozuk ve engebeli olması, aşırı soğuk veya sıcak havalar, ayakkabı seçiminin yanlış yapılması gibi nedenlerden dolayı egzersiz sırasında bazı sakatlıklar gerçekleşebiliyor. Tüm bu dış etkenlerin yanında, yapılacak olan aktiviteye fiziksel olarak hazırlıksız ve eksik olmak, ısınma evresini es geçip hızla kaslara aşırı yüklenmek, yorgunluk gibi kişisel sebepler de birtakım yaralanma risklerini arttırmakta.

Bu sakatlıkların sıklığı ve ağırlığı yapılan sporun branşına göre değişmekle birlikte genellikle ayak bileği, diz - kasık bölgeleri ve uylukta zedelenmeler görülmekte. İşin içine halter, basketbol ya da voleybol gibi kol gücünün de kullanıldığı spor dalları girince sakatlıklar omuz ve dirseğe kadar uzanabiliyor. Bu tarz yaralanmalarda, eğer vaziyet çok ağır değilse ve cerrahi müdahaleler gerektirmiyorsa uygulanan ilk işlem çoğunlukla soğuk tedavisidir. Bu tedavinin ilk amacı kanama ve yangıları kontrol altında tutmaktır. Sakatlanmayı takiben 48-72 saat arasında da tedaviye devam edildiği durumlar sık sık gözlenmektedir. Diğer durumlarda ise uzun sürelere yayılan tedaviler ve kalıcı yaralanmalar gerçekleşebiliyor.

İşte bunun gibi büyük ya da küçük - hiç fark etmez - tüm sakatlıklara karşı tedbirli olabilmeniz için size 8 tavsiye veriyoruz.
  1. Tüm fiziksel aktiviteler düzgün bir zemin üzerinde yapılmalı. Ayrıca ilgilendiğiniz sporun türüne göre kaliteli malzemelerden üretilmiş bir ayakkabı seçmeniz kendi iç zemininizin de konforlu olmasını sağlar. Hatta birden fazla ayakkabı çifti bulundurup bunları dönüşümlü giymenizin de faydası olacaktır.
  2. Spor yaparken iklim koşullarının elverişli olmasına dikkat edilmeli. Daha önceleri, yaz aylarında yapılan futbol maçları esnasında yüksek sıcaklıktan dolayı kalp krizi geçirerek ölen sporcular oldu.
  3. Spora başlamadan önce fiziksel yeterliliklerinizin optimal koşullarda olup olmadığını belirlemeli, sağlık kontrollerinizi eksiksiz tamamlamalısınız.
  4. Hangi sporu yaparsanız yapın, her seferinde önce ısınmalısınız. Belirleyeceğiniz sürelerde jumping jack gibi basit kardiyo egzersizleri bu işinizi görecektir.
  5. Egzersiz sonrasında esneme ve germe hareketlerini kesinlikle ihmal etmeyin. Böylece aktivite sonrasında sağlıklı bir şekilde soğur, kaslarınızı uzatarak dokularınızın esnekliğini arttırırsınız. Yüksek esneklik, düşük sakatlık riski demektir.
  6. Spor sırasında elektrolit kaybedersiniz. Bunun için öncelikle su, sonrasında ise mineral bakımından zengin olan maden suyu veya Powerade gibi sporcu içeceklerini bol bol tüketmelisiniz.
  7. Doğru beslenin. Kaslarınızın zayıf kalmaması için vücudunuza yeterli miktarda kalori almanız gerekmekte. Bu kaloriler spor yaparken sizin enerji kaynağınız olacaktır. Ayrıca herhangi bir sakatlanma sonrası, eğer doğru oranda yemek yememişseniz doku onarımınız da çok yavaş gerçekleşecektir. Aynı şekilde yorgun olduğunuz zamanlarda dinlenmesini öğrenmelisiniz. Düşük enerjiyle yapılan egzersizler size yaralanma olarak geri dönebilir.
  8. Sonuncusu ve en önemlilerinden biri ise sakatken asla ama asla sporun yanından bile geçmeyin. Hali hazırda var olan kötü durumunuzu hiç fark etmeden daha kötüye götürmeniz an meselesi olacaktır.
Spor yapmak güzeldir. Fiziksel aktiviteler sağlığınızı korur, hatta ileriye taşır. Ama bilinçsizce yapılan her egzersiz, amacınızdan sapmanıza neden olarak vücudunuza zarar verebilme potansiyeli taşıyor. O yüzden spor yaptığınız her an, bu saydığımız önlemleri aklınızdan çıkarmamanız gerekmekte.
surekli-oturmak
Günümüzde bilimin gelişmesiyle birlikte teknolojinin dayattığı hareketsiz yaşam tarzı sebebiyle insanlar artık geçmişe göre çok daha erken yaşlarda büyük sağlık sorunlarıyla karşılaşabiliyorlar. Özellikle gençler açısından baktığımızda yürüme ya da koşma gibi aktivitelerin günde hemen hemen birkaç dakikaya düştüğünü gözlemleyebiliyoruz. İşte hareketsiz yaşayan insanları bekleyen 3 tehlike...

  1. Kas-İskelet Sorunları. Uzun süre oturarak vakit geçirme, sportif herhangi bir etkinliğe katılmayan, ve hatta katılmadığı gibi gereken asgari düzeydeki hareketleri dahi yapmayan bireylerde hızla kas, tendon ve kemik sorunları baş göstermeye başlıyor. Çünkü bu dokuların hepsi, üzerlerine optimal yüklenmeler sayesinde güçleniyor. Zayıfladıklarında ise problemlerin baş göstermesi çok uzun sürmüyor.
  2. Kronik bel ağrıları ve kamburlaşma. Bilgisayar ekranı karşısında, baş önde olacak şekilde uzun süreler oturmak byoun ve bel ağrılarından kamburlaşmaya kadar çeşitli sorunlar doğurabiliyor. Bu arada uzun oturmalı vakitlerin ardından kısalan arka bacak adaleleri (harmstring kasları) de kronik bel ağrılarının sebeplerinden biri.
  3. Depresyon: Fitness egzersizleri yapmak mutluluk hormonu olan endorfinin kana salınımını arttırıyor. Bu yüzden spor ve egzersizlerden uzak kalan insnalarda depresyona yatkınlık daha fazla. Ayrıca fiziksel durgunluk bir süre sonra dikkat düzeyini düşürerek bir işe odaklanma süresini kısaltıyor.

Ofiste ya da evde televizyon karşısında, bilgisayar ya da direksiyon başında uzun süreler oturuyorsanız bu yazıyı okuduktan sonra hemen ayaklanmalı ve hareket etmelisiniz. Eğer işiniz gereği çok fazla oturmak zorundaysanız da en azından bunu düzgün yapmaya çalışın. Annenizin dediği gibi dik oturun ve öne doğru büyük açılarla eğilmeyin. Omuzlar rahat, kollar yanlarda kapalı ama dirsekler 90 derece bükülü olsun. Belinizi desteklemeyi ihmalş etmeyin. Ayaklarınız ise yere temasta olmalı. Haraketsiz yaşamak ve sürekli oturmak hem fiziksel hem de mental sağlığınız için oldukça tehlikelidir.